Showing posts with label coachella. Show all posts
Showing posts with label coachella. Show all posts

17.7.12

Çölden İndim Denize

Ben Nisan'da Coachella'ya mı gitsem diye düşünürken, onlar festivali denize taşımaya karar vermiş! Bahamalar ya da Jamaica'da kocaman bir gemide yüzlerce (binlerce?) müzikseverin olduğunu düşünün. Pulp, Hot Chip, Yeasayer, Sleigh Bells sizin için gelip o gemide çalıyor! Olur mu, oluyor işte.

Fort Lauderdale'den hareket edecek tekne 16-19 Aralık'ta Bahamalar'da, 19-23 arası da Jamaica da olmak üzere 2 tur düzenleyecek. Yani Nisan'da yapılacak festival gibi 2 kez üst üste aynı line-up'la iki festival yapılacak. Şu an belli olan line-up afişte şöyle yer almış. Ücretler de kişi başı 500 dolardan başlayacakmış.



Pazar günkü konserden sonra imkan olsa Pulp için her yere giderim diyorum ama bu line-up'ı genişletmek gerek :)


14.4.12

Coachella Diary

Biz cuma gecesi dışardayken ya da çoğumuz uyuyorken Coachella'nın ilk gününde neler yaşanmış, bakalım. [Dünkü hazırlık fotoğrafları içinse sizi buraya alıyoruz. Coachella'yı youtube'dan izlemeyi de unutmayın.]


Alex Turner'ın bu saç modelini geçen sene ilk kez Coachella'da görmüştük. Bu sene biraz daha oturmuş gibi. TDCC ve Metronomy'nin geldiği yaza da Arctic Monkeys yakışırdı ama gelmeleri gibi bir ihtimal yokmuş.


Matt Helders, Suck It and See'nin video yıldızı oldu desek, yalan olmaz. Albümden çıkan çoğu klipte kendisini başrolde, hem de çok başarılı bir şekilde gördük.


Cennet'ten bir parça.


Büyüyünce ben de böyle bir anne olacağım :) 


Canım Christopher Owens, arabesk ruhlu damar şarkıların yaratıcısı. Şu hayatta canlı canlı izlemeyi istediklerimin başında geliyor.


Araya giren bunun gibi bazı fotoğraflar için, pek de söylenecek bir söz yok.


Üstat Jarvis Cocker, Pulp sahnesinde.


Ryan McGinley ve Christopher Owens, allı güllü Girls sahnesinde.



Lindsay Lohan ve Nicolas Cage! Komik ve şahane bir görüntü.


M. Ward, She&Him'e biraz ara verip, yeni albümü A Wasteland Companion'ın tadını çıkarıyor.



Gecenin en büyük ve coşkulu geçtiği görünen konseri The Black Keys'e ait. Bu ikili en büyük rock grupları arasına çoktan girdiler bile. El Camino'yu çıktığı günden beri yüzlerce kez dinlememe rağmen hala bıkmadıysam, bu adamlar en sevdiğim gruplar arasında çoktan yerlerini almış demektir.


Görseller: Getty Images Turkey

13.4.12

Coachella 2012 Başlıyor!

Peki ışınlanma ne zaman başlayacak? diye sormak istiyorum. The Empire Polo Field'de Coachella için hazırlıklar başlamış. Şu fotoğraflara bakıp da iç geçirmeyen var mıdır? Neyse ki, bu yaz bol konserli bir sezon geçireceğiz. Hem daha açıklanmayan One Love Festival line-up'ı var değil mi? Çok da karamsar olmayalım o yüzden :) Hatta bu sabah TDCC dinlerken, evde duran biletimi düşünmek bile mutlu etti beni.

Yine de umarım benim gibi henüz yurt dışı festival tecrübesi olmayanlar tez zamanda bunu yaşarlar!

İyi haftasonları!

Not: Geçen sene olduğu gibi, festival yine youtube'dan, şuradaki linkten izlenebiliyor.













Görseller: Getty Images Turkey

15.3.11

Smells Like Music

Now, the only place I wanna be in is Austin, Texas. Because of SXSW festival. It sounds amazing. 1900 performances? How it can be possible? List is like this. Just wow!


On the other hand there will be Coachella in April. It has dream line-up. Hopefully we will hear about it from Hayalsu, tune in to Musical Life!


For Istanbulian music lovers, July will be the best month! One Love Festival, Rock'n'Coke and Istanbul Jazz festival will be done in July. Actually it has best and worst ways. Best way is it will be month full of music of course but probably it'll be hard to join all of the fests because of monetary issues. I need help!


Şu an tek olmak istediğim yer Austin, Texas sanırım. 25 yıldan beri yapılan müzik festivali SXSW, son yıllarda film gösterimlerinide bünyesine ekledi. 1900'dan fazla performans diye bir link atmışlardı twitter'dan. Liste şu şekilde: tık tık.  Ayıp oluyor sanki biraz?
Coachella'ya değinmiyorum bile :) İnanılmaz bir line-up var. Neyse ki ordan haberleri Hayalsu'dan alacağımızı umuyorum. Özellikle Nisan ayında Musical Life'ı takipte kalın!


Festival demişken yavaş yavaş bizim festivallerden de haber almaya başlayacağız sanırım. One Love, Rock'n'Coke ve İstanbul Jazz Festivali temmuz ayında olacakmış. Hepsinin aynı ayda yapılması bence kötü çünkü maddi açıdan birçok müzikseverin zorlanacağını düşünüyorum. Yardıma ihtiyacım var! Hakkımızda hayırlısı diyelim!

9.2.11

Gypsy & The Cat




Bu ismi bir kenara yazın, çünkü bu aralar daha sık duymaya başlayacaksınız. Hatta eminim onları Coachella line-up'ında görmüşsünüzdür. Son zamanlarda Gilgamesh albümlerine takıldım kaldım diyebilirim, 2 aydır en çok dinlediğim albüm. Daha önce yazmak istiyordum ama bir türlü fırsat olmadı.
Xavier Bacash ve Lionel Towers'dan oluşan Melbourne'lu Gypsy & The Cat kendileri için büyük bir adım atıp geçen sene Londra'ya taşınmışlar. Albümde MGMT, Flaming Lips gibi isimlerle çalışan Dave Fridmann ve Franz Ferdinand'la çalışmış olan Rick Costey'le çalışmışlar. Biri 21 diğeri 25 yaşında olan ikili yaşlarından beklenmeyecek kadar güzel şarkı sözlerine imza atmışlar. Time to Wander'ı ilk dinleyişimde aşık oldum, ki bu benim için zor birşeydir. Saf pop ritimlerini elektronik altyapıyla birleştirip romantisizmle harmanladıkları Gilgamesh albümü son zamanlarda dinlediğim en güzel debut'lardan biri. Çokça tavsiye ediyorum ve bir gün onları İstanbul'da dinlemeyi umuyorum.
Web sitelerinden albümlerini ücretsiz olarak dinleyebilirsiniz, twitter'dan takipte kalmak için linkleri şurada.