Showing posts with label yeme-içme. Show all posts
Showing posts with label yeme-içme. Show all posts
11.12.11
Virginia Angus Izgara & Kasap
Teyzem bir gün Tahtakale'de dolaşırken, açlıktan bayılmak üzere olduğunda, karşısına çıkan ilk yer Virginia Angus olmuş. O gün yediklerini bize anlata anlata bitirememişti. Bu hafta Kapalıçarşı'ya uğradığımızda, oraya gitmek farz oldu. Mercan'daki (Mısır Çarşısı'nın Tahtakale tarafındaki kapısına yakın) yeri bulmak için bayağı bir yol gittik. Tahtakale'nin o keşmekeşinde sıcacık ve tertemiz bir yerle karşılaşmak epey güzel bir şey. Zaten işletmeci ve çalışanları çok şeker insanlar olduklarından, mekana daha çok ısınıyorsunuz. İşini sahiplenen ve müşterileriyle sıcak iletişim kuran insanları seviyor ve saygı duyuyorum.
Son zamanlarda oldukça yayılan kasap-ızgara konseptiyle yola çıkan yerin özelliği sadece angus etinin kullanılması. VA'da angus etinden yapılan et, köfte, burger ve şarküteri ürünleri bulunuyor. Angus etinin özelliklerinden fazla bahsetmeyeceğim çünkü her şey web sitelerinde yazıyor. Çiftlikleri Sakarya'da ve Nusret, Günaydın gibi yerlere eti kendileri tedarik ediyorlarmış.
Biz dört kişi gittiğimiz mekanda, 1 kasap köfte, 3 Virginia burger siparişi verdik. Aslında hepimizin farklı şeyler denemesi daha iyi olurdu ama bu sefer böyle oldu. Hamburgerler, baharatlı patatesle birlikte servis ediliyor. Burgerler 120-200-240 gr(isteğe göre), steakler 250 gr olarak servis ediliyor. Siparişin masaya ulaşması 10 dakikayı buluyor. En az gramaj bile gayet büyük ve doyurucu geldi bize. Yemeğimiz bitmeden, daha önce oraya gidip sucuklarını çok seven kardeşime paket yaptırdık. Bence orada kesinlikle denenmesi gereken şey oydu. Sucuğun içinde hellim peyniri ve antep fıstığı var. Bir porsiyonda kocaman altı dilim sucuk, patatesle ikram ediliyor. Yediğiniz diğer sucuklardan kesinlikle çok farklı. Bu arada aklıma gelen bir not: Ekmek ve hardallarını kendileri yapıyorlar. Bu da mekan için bir artı. Acı hardal seviyorsanız, tam sizlik demektir. Ekmekleri ise nefis.
Yalnız sevmediğim ama kesinlikle iyileşebileceğini düşündüğüm iki yönü oldu VA'un. Birincisi biraz rahatsız eden yağ kokusu. İkincisi ise etin nasıl pişmesini istediğimizin sorulmaması. Steak alırken sorduklarına eminim ama hamburger ve köftenin içi pembe olacak şekilde pişiriliyorsa, mutlaka bunun önceden söylenmesi ve ona göre pişirilmesi gerekiyor. Ben bonfileyi orta pişmiş severim, ki genelde Türk damak tadına pek uymayan bir şeydir bu. Fakat köftenin içinin pembe kalması pek hoş bir şey değil. Bu arada yağ kokusunu sorduğumda şöyle bir cevap aldım; "Kokuyu etin içine ekmek koyarak bastırabiliriz ama biz dolu dolu et servisi yapıyoruz." oldu. Farklı baharatlarla ya da marine şekilleriyle bu düzelebilir mi bilemiyorum. Ama üstünde çalışılacağından eminim.
Porsiyonlara göre fiyatlar ise cidden şaşırtıcı. Hele aynı seviyedeki yerleri düşününce, onların yarısı kadar olduğunu göreceksiniz (Umarım ileride bunu bozmazlar :) ). O yüzden mutlaka VA'u tavsiye ediyorum. Kabarık bir hesap ödemeyeceğiniz için pişman da olmazsınız. Şöyle de güzel bir özellikleri de var; "Ben menüdeki her şeyi tatmak istiyorum" derseniz 35 TL karşılığı kendinizi şefin ellerine bırakıp tüm ızgara ve şarküteri çeşitlerinden deneyebiliyorsunuz. Ben bir daha ki gidişimde mutlaka hardal soslu bonfileyi deneyeceğim.
Menüden: Kasap köfte(5 adet) & kızarmış patates 10,75 TL / New York Steak 22,75 TL / Gurme Sucuk 9,75 TL / House Burger(120 gr) 8,75 TL / Virginia Burger(200 gr) 12,75 TL
Web site: Virginia Angus
Ulaşım: Google Map
Telefon: 0212 528 38 08
Neler varmış:
hamburger,
mekan,
mercan eminönü,
mısır çarşısı,
steak,
tahtakale,
virginia angus,
yeme-içme
6.2.10
Flavio
In my birthday Istanbul was snowy and everywhere wrapped around white. So my birthday delayed for one week. Lately we choose places that we heard much about it but never have time to go. Friends sent me message: "We will be at Flavio in thursday evening, c ya". Weather was so cold again but we got warm when went to Flavio. Its not a big place but has a great atmosphere. There is lot of great Italian food in Flavio's menu. I prefered Ravioli with pesto and 5 cheese. One of my friend ate special Pizza with steak, mushroom and onions. It shapes like an eye and ingredients are in the middle of pizza. Before main meal they served focaccia bread with some Italian starters for treat us.
You can create your own pizza by choosing extra toppings on Margherita. Also they have long beverage menu, its hard to choose but they help you :) Menu is written inside in old vinyl covers and bill comes in DVD case. I like this little details.
There is lot of Italian Restaurants in Istanbul but Flavio's difference is its staff. They are so kind and treats friendly to you. If you're working in Beyoğlu or if you're there in lunch time you should go there because they have economic meals in between 12:00 to 14:00 pm. Great chance to taste delicious meals :)
You can create your own pizza by choosing extra toppings on Margherita. Also they have long beverage menu, its hard to choose but they help you :) Menu is written inside in old vinyl covers and bill comes in DVD case. I like this little details.
There is lot of Italian Restaurants in Istanbul but Flavio's difference is its staff. They are so kind and treats friendly to you. If you're working in Beyoğlu or if you're there in lunch time you should go there because they have economic meals in between 12:00 to 14:00 pm. Great chance to taste delicious meals :)
------------------------------
Doğum günümde her yer bembeyaz ve kesinlikle dışarı çıkılmayacak bir haldeydi. Hani İstanbul'u bembeyaz yapan ilk kar günü :) Yakın arkadaşlarımla kutlamamız 1 hafta ertelendi tabii ki. Pazartesi günü gelen mesajda "Perşembe günü Flavio'dayız hep birlikte" demişlerdi. Son zamanlarda doğum günleri için daha önce duyduğumuz ama gitmediğimiz yerleri tercih ediyoruz. Bu seferde Asmalımescit'deki Flavio'yu seçmişlerdi.
Asmalı'daki kalabalığın başlamadığı, hatta baya boş olduğu saatleri seçmiştik.
Hava yine inanılmaz soğuktu ama içeri girince anında ısındık. Geç kalan bir arkadaşımızı beklerken yavaştan menüye göz atmaya başladık. Küçük, samimi, sıcak, loş bir ortamı olan Flavio'da birbirinden güzel İtalyan lezzetleri var, hepsinden azar azar denemek istiyor insan. Benim tercihim -ceviz ve karabiber soslu beş peynirli ravioli- oldu(enfesti!). Genelde makarna tercih ettik ama bir daha ki sefere mutlaka pizzalarını tadacağım. Arkadaşımın yediği pizza -yeme de yanında yat- türünden birşeydi. Göz şeklinde ve malzemenin ortasında buluştuğu pizza gerçekten güzel görünüyordu. Yemekten önce gelen sıcacık ekmek, zeytinyağı ve domatesle mozarella'nın buluştuğu aperatif ikramlardan sonra yemek gelmeseydi bile şikayet etmezdim herhalde :)
Pizzanızı margherita üstüne eklediğiniz diğer malzemelerle sizde yaratabiliyorsunuz. Pesto soslu karabiberli tagliatelle yiyen arkadaşım pestosunu az kremasını çok bulmuş mesela, o yüzden aklınızda olsun eğer yemeğinize eklemek istediğiniz ya da az olmasını istediğiniz birşey varsa önceden belirtin.
İçecek menüleri de gayet geniş, o yüzden karar vermek zor oluyor. Nasıl bir tat aradığınızı biliyorsanız, önerilere kulak verin, pişman olmuyorsunuz :)
Küçük detaylar: Menü eski plak kapakları içine yazılmış bir şekilde, hesapta dvd kutusunda geliyor. Böyle küçük ama güzel detayları seviyorum.İşletmesi sanırım yakın zamanda değişmiş, önceki halini bilmiyorum ama ben bu halini çok beğendim. Diğer İtalyan restoranlarından farkı ne derseniz kesinlikle personeli diyebilirim, çok cana yakın ve sempatik insanlar. Bu arada Beyoğlu'da çalışıyorsanız ya da öğle saatlerinde yolunuz o taraflara düşerse Flavio'nun hazırladığı gayet ekonomik menüler var. Güzel tatları denemek için iyi bir fırsat olabilir :)
*Meydandan tünele doğru inerken sağda Adidas Originals mağazasının olduğu sokağa girince solda Flavio'yu göreceksiniz.
Earth Cafe Restaurant
İtiraf etmeliyim, Forum İstanbul açılmadan önce oranın öyle büyük ve güzel mağazalarla dolacağını hiç düşünmemiştim. İçinde birkaç iyi marka olan ama gerisi boş olan, belki Ikea'ya gidileceği zaman uğranan bir yer olacağını zannediyordum. Belkide semt yüzünden öyle bir önyargıya varmışımdır, bilemiyorum.
Hafta içi gittiğiniz zaman rahat rahat alışveriş yapabileceğiniz, birçok markanın bulunduğu ve sinemasının gayet iyi olduğu bir yermiş oysa ki. Ayrıca ulaşımı da çok rahat.
Fena bir food court'u yok ama asıl dikkatimi çeken Cookshop ve Kitchenette gibi mekanların bulunması.
Yalnız onlara bir rakip daha gelmiş. Earth Cafe-Restaurant. Geçtiğimiz günlerde iki arkadaşımla havaların karlı olması yüzünden bize ulaşım açısından kolay olduğundan buluşmak için Forum'u seçtik. Onları beklerken tesadüfen gördüm Earth Cafe'yi, alt kaltta Intersport'un hemen yanında. İçerden girişi hiç dikkat çekmiyor. Dışardan girerseniz görmeniz daha kolay. Orayı gördüğüm zaman gidip denenmeli diye düşündüm, meğerse arkadaşlarımında aklında orası varmış. Böylece Earth Cafe'ye doğru yollandık.
Girişi sizi yanıltmasın, içerisi oldukça büyük ve ferah bir mekan. Haftasonları nasıl olur bilmiyorum ama biz gittiğimizde 5-6 masa doluydu sadece. Dekorasyon ahşap ağırlıklı, çok rahat koltukları ve bar tarzı bölümü de mevcut. Dekorasyonda en beğendiğim şey baştan aşağı cam kapılı kocaman kitaplıktı. İçinde her türlü kitapları bulabileceğiniz kitaplıkta atlı karınca, büyüteç, noel baba gibi çok şeker dekorasyon öğeleride vardı.
Menüye gelirsek, çok geniş bir başlangıçlar bölümünün ardından 5-6 çeşit hamburger çeşidi, pizza, makarna, tavuk, et ve vejeteryan bölümü var. Patatesleri de unutmamalıyım tabi :) Çok lezzetli 4 çeşit patatesleri var. Yanlış hatırlamıyorsam ana yemeklerin fiyatı 15-35 TL arası. Porsiyonlar çok büyük ve doyurucu. En önemlisi de sürekli başınızda dikilen, "başka bir isteğiniz var mı, yoksa gidin!" bakışıyla sizi süzen elemanlar yok. Hatta o kadar rahat ki, ev ortamındaymış gibi hareket edebilirsiniz.
Çıkmadan önce lavaboya uğrarsanız orda bile ne kadar dikkat çekici davrandıklarını göreceksiniz. Kütük şeklinde lavabolar, tuvaletlerin üstünde neon ışıklarla yazılan "Save the Planet" sloganı gibi :)
Dip not: Haftasonları açık büfe kahvaltıları da oluyormuş. Ücreti kişi başı 15 TL.
Neler varmış:
earth cafe restaurant,
eatdrink,
forum istanbul,
mekan,
yeme-içme
14.12.09
Nando's - Peri peri mmm
Aslında bugünkü niyetim galatamoda'nın son gününe yetişmek ne var ne yok diye bakmaktı ama dışarı çıktığımda dondurucu soğuğun yüzüme çarpmasıyla fikrimi değiştirmek zorunda kaldım. Saat 3'e yaklaştığında iyice acıkmaya başlamıştım ve uzun zamandır methini duyduğum ama gitmediğim Nando's'u denemeye karar verdik. Cevahir alışveriş merkezi'nin en üst katında kapanan pizza hut'ın yerine açılmış Nando's.
Afrika'nın peri peri sosu kullanılarak portekiz usulü pişirilen tavuklarıyla ünlü olan Nando's'ta bizi gerçekten güleryüzlü bir ekip karşıladı.
Ahşap duvar ve masaların yer aldığı restoranda, orta tavanda kullanılan kırmızı biber şeklindeki lambalar mekana ayrı bi güzellik katmış. bir tanesini alıp eve götürmeyi çok isterdim :)
Masamıza oturunca "buraya ilk gelişiniz mi?" sorusuna "evet" cevabını alınca garson bize soslar ve tavuk hakkında bazı bilgiler verip yardımcı oldu.
Lemon & herb, medium, hot ve extra hot olmak üzere acı derecelerine göre ayrılmış dört farklı sostan birini seçerek tavuğunuzu istiyorsunuz. Çok acı olabilir düşüncesiyle başlangıç için medium'u seçtik ama daha sonra masada bulunan hot sosu denedim. Acı sevenler için cidden harikaymış onu anladım.aldığınız tavuğun yanına 2 yan ürün seçebiliyorsunuz. Cola, sprite tarzı gazlı içecekleri seçerseniz sınırsız içebiliyorsunuz. Biz madeira red(sprite ve nar karışımı) ve lemon drop'u(sprite, limon,vanilya) tercih ettik içecek olarak. Garsonun söylediğine göre meyveler taze olarak Güney Afrika'dan getirtiliyormuş.
Bu arada en çok tercih edilen nando's klasikleri olan çeyrek ya da yarım tavukmuş, biz çeyrek istedik ama bir dahaki sefere aynı siparişi vericeğimi sanmıyorum. Kemiksiz bir tavuğu tercih ederim. Özellikle bana tavuğun en kemikli yeri gelmişti yemesi baya sinir bozucu oluyor haliyle.
Servis hızının harika olduğunu söylemeliyim. Çok bekleyebileceğimizi düşünmüştük ama siparişimiz gerçekten kısa sürede önümüzdeydi.Tam kalkarken yan masamızdaki sipariş dikkatimizi çekti. masanın üstünde dikey duran bir şiş vardı, gerçekten farklı ve başarılı bir sunumdu.
Güzel bir lezzeti tatmış olarak bir dahaki sefere buluşmak üzere nando's'tan ayrıldık.
* 6 Ocak 2010'da gelen edit: Sevgili Nando's ekibi yazımı okuduktan sonra iletişim bilgilerimi istedi ve bana 1 adet güzel soslarından, nando's tavuk fırçası, nando's kitapçıkları ve blogdaki yazıma dair çok güzel bir mektup gönderdi. Bende onlara bu ince davranışları için teşekkür ediyorum :)
Subscribe to:
Posts (Atom)
