24.6.10

Efes Pilsen One Love Festival 9

Bayadır yazamıyorum, yaz geldi evde pek vakit geçiremiyorum. Post yazmayı geçtim bazen tweetlemeye bile zaman kalmıyor. Bu arada yaptığım en güzel şeylerden biri One Love'a gitmekti. Pazar günü özellikle Wild Beasts ve Sophie Ellis-Bextor için orda olmaya değerdi diye düşünüyordum. Ki gerçektende gittiğimize değdi dedirttiler. Park sorunu yaşamayalım diye erken gittiğimiz festivalde Samsung Sahnesinde ısınmaya başladık. Air guitar yarışmaları çok eğlenceliydi. Orda çıkan gruplardan Ars Longa ise içlerinde en iyisiydi. Ana sahnede İlhan Erşahin ve grubu çalarken yağan yağmur eğlencemizi ikiye katladır diyebilirim. Yağmurun altında dans eden bir sürü insan görüntüsü çok hoştu. Daha sonra beklediğim ve beklentimi boşa çıkarmayan hatta onlara daha da çok hayran olmamı sağlayan Wild Beasts geldi. Sahne önünde onları izlerken çok süper zaman geçirdim ama az kaldılar, doyamadım. Ardından Sophie için bir bekleyiş başladı, geldiği zaman nefes alınmayacak kadar kalabalıklaşmıştı sahne önü. 2 şarkıdan sonra daha rahat dans etmek için arkaya doğru yol aldık. Kalabalık inanılmazdı. Yeni çıkacak albümünden şarkılar söyledi. Sonrasında eskilerle hepimizi coşturdu. The Ting Tings çıktığında biz arkada yiyecek derdindeydik. Katie White'ın Türkçe konuşması inanılmaz tatlıydı. "Burda olduğumuz için çok mutluyuz. Türkçem bok gibi, o yüzden susucam ve sizi dans ettiricem" dedi. Gönül Mabbas'ın Rock Party'sine de kalmak isterdi fakat yorulan bünyeler eve doğru yol aldı.
Summer is here and I can't spend time at home. So I don't have time to blogging sometimes even tweeting!' Last weekend I went to Efes Pilsen One Love Festival 9. I especially wanted to see Wild Beasts and Sophie Ellis Bextor. They were sooo great. In little Samsung stage, they were air guitar competition and local bands. Ars Longa was the best, ever! I wish that Wild Beasts were stay at stage longer. Sophie Ellis Bextor is queen of the dance! I really love her and she was sooo pretty. Before that while we were listening İlhan Erşahin's İstanbul Sessions rain has come! It was really fun, dancing in the rain. The Ting Tings was the last band in main stage. I loved when Katie White spoke Turkish. After main stage they were parties till 3 am but we were tired and went home.

wild beasts


sophie ellis bextor

Festivalin gerçekleşmesinde katkısı olan herkese teşekkürler!
Thanks everyone who made that festival possible and fun!

2.6.10

Now she sings, Karen Elson.

Karen Elson'ı nasıl bilirsiniz? Yves Saint Laurent, Burberry, Armani, Celine, BCBG Max Azria gibi aklınıza gelebilecek bir sürü büyük firmanın yüzü olan, Karl Lagerfeld'e göre "Milenyumun Modeli" olan kızıl saçlı model olarak herhalde. Jack White'ın karısı ve 2 çocuk annesi ayrıca. Peki artık şarkı söylediğini hatta yeni bir albüm çıkardığını biliyor muydunuz? New York'ta yaşadığı sürede The Citizens Band üyesi olan Karen cover şarkılar söylemiş ve grubu için şarkı yazmıştı. Serge Gainsbourg için yapılan tribute albümde CatPower ile düet yapmış ve "Je t'aime... moi non plus" şarkısını coverlamışlardı. Sonunda o güzel sesini daha büyük kitlelere ulaştırmak için kocası Jack White'ın prodüktörlüğünde "The Ghost Who Walks" albümünü kaydetmiş. Karen böyle bir kocası olduğu için şanslı elbette. Bu arada yeri gelmişken sıkı bir Jack White hayranı olarak evlenebileceği en harika kadını bulduğunu düşünüyorum. Birbirine bu kadar yakışan çiftler nadir görülür. Neyse efendim, albüme gelirsek, Elson şarkıları çok severek ve çok içinden gelerek söylemiş, onu ilk dinleyişte bile hissediyorsunuz. Sözler gerçekten çok güzel, melodilerde öyle. Ki zaten işin içinde jack White olduğu için benim objektif olmam biraz zor, onun olduğu çoğu işi beğeniyorum çünkü. Albüme adını veren "The Ghost Who Walks" şu anlık favorim.
Bu albüm vesilesiyle Karen Elson grubu ve Jack White'la Vogue US Haziran sayısı için Annie Lebovitz'e poz vermişlerdi. Bu güzel editoryal ve Karen Elson'ın şarkılarıyla sizi baş başa bırakıyorum.

We all know Karen Elson as a face of many many brands like Yves Saint Laurent, Burberry, Armani, Celine, BCBG Max Azria etc. Karl Lagerfeld called her "Model of the Millenium". Also lovely Jack White's wife and mother of 2 kids. Do you now that she sings and has a brand new album? She was a member of a cabaret troupe The Citizens Band, wrote songs and made some covers. She sang "Je t'aime... moi non plus" with CatPower in Serge Gainsbourg tribute album. At last she has her own album produced by Jack White named "The Ghost Who Walks". Karen is lucky for has a husband like that. As a big fan of Jack White I have to say that he married with a perfect woman for him. They look fantastic together. Anyway when we back to album again, I think that Karen sang this songs so deeply and it feels so fresh and her voice touch to heart. Lyrics are great also melodies too. I'm not so objective when Jack White is in, cause I love all of his works. From songs, "The Ghost Who Walks" is my favorite at the moment.
Annie Lebovitz photographed Karen Elson(and her band) Jack White-first time together in front of the cameras for magazine. Let's have a look to beautiful editorial and her videos.









1.6.10

Why don't you donate your clothes?






Bu haftasonu evde boya, temizlik vs. derken kullanmadığım baya bir eşyanın olduğunu farkettim. Zamanı gelir diye sakladığım kullanmadığım ve muhtemelen önümüzdeki 10 yıl içinde kullanmayacağım eşyalardan başka insanların faydalanması gerektiğini düşündüm. Bu işi her zaman anneme devrederim ve o halleder ama teyzemin bir rehabilitasyon merkezinde eğitmenlik yapmaya başlamasından beri bu iş için ona başvuruyoruz. Ordaki öğrencilerin çoğunun maddi durumu iyi değil. Belirli aralıklarla gelen yardımlarla o ailelere bağış yapılıyor, bende bu eşyalarımı onlara vermek üzere kutulara yerleştirdim. Eğer sizinde çevrenizde böyle yardım alan yerler, tanıdıklarınız ya da bildiğiniz güvenilir kurumlar varsa lütfen kullanmadığınız eşyalarınızı bağışlayın.


Açıkçası eskiden şimdi olduğum kadar bilinçli değildim ve bir şeyi almam için sevmem yeterdi. Şimdi alırken gerçekten işime yarayacak mı, ya da bu elbiseyi gerçekten giyebilecek miyim ve evde ona göre kombinleyeceğim bir şey var mı diye düşünüyorum. Çünkü dolabımda alıpta giymediğim, kombinleyemediğim bir sürü kıyafet vardı ve onlara benden daha çok ihtiyacı olan insanların bunlardan yararlanması gerekiyordu. Unutmayın hayatta hiçbir şey vazgeçilmez değildir, öyle anlar olur ki asla dediğiniz şeylerden bile vazgeçtiğinizi görürsünüz. Sonsuza kadar yaşayamayacağımıza göre eşyalarımızı istiflemenin manası yok, vererek hem kendinize yer açacak hemde bunu yaptığınız için kendinizi daha iyi hissedecek ve başka insanları mutlu edeceksiniz.
Biz nerede ne yiyelim, hangi kıyafetleri alalım derdindeyken bir ayakkabıya bile muhtaç olan çocuklar var, onları düşünen ve yardım eden bizler olabiliriz. Hadi daha ne duruyorsun, dolabını gözden geçirmeye başla bakalım.


Bağışlayacak eşyalarım var ama nereye bağışlayacağımı bilmiyorum diyenler için yardım alan bazı kuruluşların linkleri:

LÖSEV: Yardımseverler için bağış kılavuzu.
Beşiktaş Belediyesi: Dost Eller
Umut Çocukları Derneği
Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı
Beyoğlu Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı

Last weekend we had some painting and cleaning stuff at home. I realised that I have so many clothes and other stuff that I not used for years. I kept them to use later but I think won't use them anymore. Every year I make this but this time I tried to be more generous. My aunt is trainer in rehab for disabled people whose monetary situation is not good. They help them periodically, I put my clothes and other stuff into box to give them. If you know any poor people around you or charity organizations you know please donate your clothes and other stuff that you don't use.

Obviously I wasn't so aware of shopping, I just bought what I love but I changed. When I buy something I asked myself that "Is it really necessary? Will I use it more than once?". If answer is "No" I don't buy it. I had so many clothes that I bought because I love but can't combine and I know there is so much people out there need them. Nothing is irrevocable in this world and we are not immortal so why we stocking our closets? Just give them, make other people happy and you will feel happy too.